|
Doğanın
yöremize bahşettiği zor tabiat şartlarında
yaşantımızı sürdürdük. Ama buna rağmen dimdik ayakta
durmasını öğrendik. Şerefimizle, dürüstçe, namusluca
yaşamasını bildik. Kimseye boyun eğmedik,
yalvarmadık, kimseyi de küçümsemedik insanca ve
insana insan gibi davranmasını da bildik;
Hep birlikte hamle
yaptık, köyümüzde kültür meşalesini birlikte yaktık.
Bizler
ülkemizi, milletimizi, dinimiz ve dilimizi canımız
pahasına sevdik koruduk. Hiçbir zaman bize öğretilen
terbiye ve edebimizi bozmadık. Bizler hiçbir zaman
terörist yetiştirmedik ve ülkemize hıyanetlik
yapmadık. Eğitime önem verdik, bu gün köyümüz
halkından övünçle bahsedeceğimiz, öğretmen, avukat,
mühendis, devlet makamlarında çalışan memur ve
yönetici, sanayici, politikacı, işadamı yetiştirdik.
Bundan
dolayı bizler böyle zengin bir kültürün
mirasçısıyız. Ne kadar övünseniz hakkınızdır.
Geçmişi ve geleceği tertemiz bir topluluğun
köylüleri olarak bizler her türlü güzel şeylere
layığız.
Bu
düşünceler ışığında gerek kendi geleceğimiz ve
gerekse çocuklarımızın geleceği için, yaşamanın en
iyi yollarını bulmamız lazımdır. Çünkü hayat devamlı
değişmektedir. Bu değişime bizlerinde ayak
uydurmamız gerekmektedir. Aksi halde değişimi
yaşamayan insanların duraksamaya düştüğü
görülmüştür. Bu değişimi sağlamak için insan
hayatının iletişimi iyi yönde geliştirmesi gerekir.
İyi bir iletişim ağı kurmak birinci görevimiz olsa
gerek. Çünkü iletişimle birbirimizi anlar ve
sorunlarımıza çareler buluruz. Bizler birbirimizi
sevmek zorundayız, birbirimizi sevdikçe her zaman
mutlu ve başarılı oluruz. Bu düşünceyi hepimizin
taşıması ve bunun etrafında toplanmamız en doğru yol
olur. Özgüvenimizin artması için sosyal ve beşeri
ilişkileri güçlendirmek zorundayız, bilgi
alışverişini ön plana çıkarmamız lazımdır. “benim
dediğim” değil “bizlerin dediği” uygulanması
lazımdır. Böylece sağlıklı ve ortak nokta bulunarak
kararlar alınır. Bütün düşüncelere değer verilerek
eşit davranmayı göstermiş oluruz, Birbirimize karşı
“sevgi” ve “saygıyı” geliştirmek zorunda olduğumuzu
bilmemiz ve hayata geçirmemiz en doğru yol olur.
Unutmayalım ki “Birlikten kuvvet doğar.”
Böylece
sağlam temeller atılarak geleceğimizi planlamamız ve
iyi bir miras bırakmamız gerekmektedir. Bu
düşüncelerle hem kendimize hem geleceğimize ve hem
de köyümüze karşı daha faydalı adım atılacağını
bilgilerinize sunuyor, sevgi ve saygılarımı
bildiriyorum.
Alaeddin KARAMAN
***************************************************************O**********************************************************
Bilgi ve iletişim teknolojisinin ön planda tutulduğu
bir çağı yaşıyoruz. Bilgi ve iletişimin yegâne
araçlarından birinin internet sahifeleri olduğunu
hepimiz biliyoruz. Köyümüz için de bir Web sitesinin
ihtiyaç olduğunu sizler gibi bende gördüm. Bu
durumdan kendime vazife çıkardım. Gücümün yettiği
kadar, çok kıymetli büyüklerimin de katkıları ile
bir şeyler oluşturmaya çalıştım. Eksiklerim mutlaka
vardır. Bu noksanlıkların gerek tespiti, gerekse
çözümü zamanla tamamlanacaktır.
O sert iklimin acımasız zorluklarını yüreğine
sindirmiş, daha çocuk yaşlarda bir parça ekmek
uğruna, Evladından ayrılan Anne- Babaların çaresiz
bakışları arasında, gurbet yolunu tutmuş, sermaye
olarak hayırlı duadan başka bir şey almamış,
gurbette anlı açık, başı dik, yüreği ay – yıldızlı
sevda ile dolu olan, her biri Aslan parçası
köylülerimize karşı ne yapsak azdır. Muhabbetimizi
artırmak, geçmişimize sahip çıkmak, özlemlerimizi
azaltmak, acılarımızı paylaşmak, sevinçlerimizi
artırmak için girdik bu yola, hepinizi yol arkadaşım
olmaya davet ediyorum.
Bugün Türkiye’nin çeşitli illerinde yaşayan
köylülerimiz var. Belki çoğumuz kim, nerede, ne
yapıyor bilmiyoruz. İşte Burada birinci maksadım
köyümüzün acı bir kaderi olan ‘doğur-büyüt-gönder’.
Üçgeninde yaşayan herkesin birbiri ile ortak bir
iletişim aracının olması, bu iletişim ağının güncel
ve güçlü tutulmasıdır. Bugün köyümüzden yetişmiş,
Kamu ve özel kesimde kendine pozitif bir yer edinmiş
içimizden birileri var. İşte o birilerinin sayısını
artırmak için her alanda çok çalışmamız öncelikli
şarttır. İşte üzerinde çalıştığımız bu iletişim
sistemlerinin ikinci maksadı da özellikle yeni
yetişen, eğitim gören gençlerimizden haberdar
olmamız, gerekirse eğitimlerine maddi veya manevi
anlamda destek vermemizdir. Bir diğer maksadım da
siyasal ve politik alanda layıkıyla görev alacak
mevcuttaki büyüklerimizin arkasında gündem
oluşturmak ve gelecek yıllarda bu görevlere layık
insan yetiştirmek için güç birliği etmektir.
Bütün Köylülerime Sevgi, saygı ve selamlarımı
bildirerek önsözü Necip Fazıl Kısakürek’in bir
dörtlüğü ile bitirmek istiyorum.
UTANSIN!
Tohum saç, bitmezse toprak utansın!
Hedefe varmayan mızrak utansın!
Hey gidi küheylan, koşmana bak sen!
Çatlarsan, doğuran kısrak utansın!
Asım Karaman
|