Menü

 

Hakkımızda

Açılış sayfanız yapın Sık kullanılanlara Ekle Bize Yazın Sitede Aratınız

  



YÖREMİZİN TARİHİ ÜZERİNE !...


 Şenkaya ve çevresi Hz Osman döneminde Habib Bin Mesleme komutasında ki İslam ordularının Erzurum’a ulaşmasıyla İslam devleti ile tanışır. 1015 li yıllardan sonra 1071 e kadar doğudan gelen Türk akınlarına sahne olan Doğu Anadolu ve Erzurum gibi ilçemiz ve çevresi de bu hareketlilikten etkilenmiştir. Selçuklu hakimiyetine girmiş olan Şenkaya ve çevresi zamanla Saltuklular, Erzurum Selçukluları, kısa bir süre İlhanlılar, Timur, Karakoyunlu ve Akkoyunlu devletleri, Şah İsmail ve Kıpçaklı Atabekler idaresi altında kalmıştır.


 Şenkaya’nın Osmanlı hakimiyetine geçişi bazı kaynaklara göre; Yavuz Sultan Selim Han'ın Erzurum’u 1514'de Akkoyunlular dan alıp Osmanlı topraklarına katmasıyla Osmanlı egemenliği altına girmiş, bazı kaynaklara göre ise; 1536-37 yıllarında Kanuni Sultan Süleyman döneminde Osmanlı egemenliğine girmiştir. Bu tarihten sonra Bardız merkezli bir sancak oluşturulmuş ve Erzurum Beylerbeyliği’ne bağlanmıştır.


 1878-79 yıllarında (93 harbi ) Rus istilasına uğrayan ve " Elviye-i Selase "(üç sancak bölgesi içerisinde yer alan Oltu sancağına bağlı , Kosor nahiyesinin bir köyü olan "Örtülü köyü "(şimdiki Şenkaya) ve Bardız çayının yukarısında bulunan bütün köyler 1878 yılında yapılan Ayestefenos antlaşması ile Kars vilayetine bağlanarak harp tazminatı olarak Rus yönetimine bırakılması üzerine; Bu gün köyün altından akan Bardız Çayı 1917 yılına kadar Rusya ile Osmanlı İmparatorluğu arasında sınır teşkil etmiştir. Bu tarihten sonra Ruslar Ermeni ve Rumlardan oluşan azınlıkları bardız çayının doğu yakasına getirerek yerleştirmişler, bu olumsuz gelişme 1918 yılına kadar devam etmiştir. Şenkaya 'nın bir çok köyüne Ermeniler ve Rumlar yerleşmişti (köylerin eski isimlerinin de Türkçe olmayışının sebebi budur) . O dönemde bu bölgede yaşayan Türkler Rumlar gelince hepsi Anadolu’nun içeri kısımlarına göç ettiler, Rumlar bu bölgede tam 33 sene yaşamışlar.
 1800 lü yılların sonuna doğru sömürgeci batılı ülkelerin maşası olan azınlık hareketleri ve isyanları Osmanlı İmparatorluğu’nda etkisini göstermiş ve bu hareketliliklerden Şenkaya ve çevresi de nasibini almıştır. Osmanlı Devleti’nin kaçınılmaz bir son olarak girdiği I. Dünya Savaşı içerisinde açılan Kafkas Cephesi ve Sarıkamış Harekatı esnasında Şenkaya ve köyleri, askeri harekat ve savaş alanı olmuş, tarihin ender gördüğü bir drama bizzat şahitlik etmiş, bu savaşta şehit verdiğimiz binlerce vatan kahramanının da ebedi mekanı olmuştur.


 Yaşanan Sarıkamış felaketi ve ardından gelen Rus işgali ve ilerleyişinden sonra Şenkaya ve köyleri batı devletleri ve Rusya’nın ayaklandırdığı ermeni çetelerinin gerçekleştirdiği katliamlara sahne olmuş, Genç-yaşlı, kadın -erkek, çoluk- çocuk çok sayıda vatandaşını şehit vermiştir. Nüsünk, Göreşken, Zakim, Çermik, Bardız, Nazırvans, Ersinek, Penek, Gosor, Zadgerek, Mışıh, Eznos, Pertuvan, iğdeli, Zuvart, Barik, Eğitkom, Vağaver, Vartanut, Kürkçü, Posik, Kerkilik, Hekesor, Balkaya; vs diğer köylerimizde çok sayıda insan ya Ermeniler tarafında katledilmiş. ya da Ruslar tarafından sürgüne gönderilmiştir. Bu şekilde sadece Bardız’;dan 193 kişi Sibirya içlerine sürgüne gönderilmiştir.
 Bölgede yaşananlar, yöre halkının bağımsızlık yolunda teşkilatlanmalara sevk etmiştir. 1917 yılının sonuna doğru Bakü İslam Cemiyeti Hayriyesi’nin bir şubesi olarak Oltu İslam Komitesi kurulmuştur. Kurucuları içerisinde Başta Hüseyin KÖYCÜ olmak üzere Molla Bilal’inde bulunduğu cemiyet bölgede önemli çalışmalar yürütmüştür. Hüseyin Köycü ve Molla Bilal’in liderliğini yürüttükleri ve içerisinde bir kısmının ismini bildiğimiz Şenkaya, Bardız, Zakim, Ersinek; vs diğer bir çok köyden ileri gelenlerin oluşturduğu milis kuvvetleri ile bölge halkının ermeni katliamlarına karşı korunması adına olağanüstü gayret gösterilmiş katliam ve faciaların daha büyük olması engellenmiştir.


 Ruslar’ın imzaladıkları antlaşma gereği çekilmeye başlamasıyla oluşan boşluktan istifade eden Ermenilerin oluşturdukları teşkilatlar ile Müslüman Türk halkına karşı başlattıkları kıyım ve terör artık dayanılmaz hale gelmeye başlamıştı. Asırlardır Türk kimliğinin ve vatanının bekçisi olmuş bir beldenin çektiği acılara son vermenin zamanı gelmişti. Suşehri’nde bulunan III. Ordu Komutanı Vehip Paşa, 10 Ocak 1918’de I. Kafkas Ordusu Komutanı Kazım Karabekir’e Erzincan, Erzurum ve Sarıkamış yönünde hareket emri verildi. 12 Mart’ta Erzurum’un alınmasının ardından ileri hareketine devam eden Türk ordusu Mürsel Bey komutasında birliklerle 25 Mart’ta Oltuyu düşman işgalinde kurtardı. Burada tüm askeri birlik ve birimlerin toplanması için geçirilen birkaç günden sonra bölgede direnişi yürüten Hüseyin Köycü, Molla Bilal liderliğindeki milis kuvvetlerinin de destek ve yönlendirmeleri ile 1 Nisan’dan itibaren Türk ordusu Bardız ve Gosor istikametlerinde ileri harekata yönlendirildi. Türk ordusu önünden kaçan Ermeniler ise geçtikleri yerlerde insanlığın utancı olacak sahneler bırakmaya devam etmekteydiler. 3 Nisan’da başlayan harekat ile birliklerimiz Binbaşı Osman Nuri bey idaresinde 7 Nisan’a kadar Şenkaya ve köylerini düşman işgalinden kurtarmıştır.


 1918-1920 yılları arasında ilçemiz 6 Kasım 1918’den 18 Ocak 1919’a kadar Kars İslam Şurası, 18 Ocak 1919’dan 13 Nisan 1919 kadar da Cenubi Garbi Kafkas Hükümeti sınırları içerisinde yer almış, ve daha sonra Oltu Şura Hükümeti’ne bağlanmıştır. Başta Kazım Karabekir ve Halid Paşa’nın komutasında yürütülen doğu hareketi ile bölge Ermenilerden tamamen temizlenmeye başlanmış, Şenkaya’nın da içinde bulunduğu Oltu Sancağı ile birlikte 17 Mayıs 1920’de anavatanla birleşmesinin ardından vatanımızın ayrılmaz bir parçası olmuştur.
 
 Asım Karaman
 Ser. Muh. Mali Müşavir
 


  
HABERLER
Saat
e-Devlet Linkleri
Tcmb Doviz
Günün Sözü

ESENYURTKOYU.COM TÜM HAKLARI SAKLIDIR